Afrika'da Vergi Verileriyle Politika Geliştirme: Güney Afrika, Uganda ve Zambiya Örnekleri

Elodie Aya Kouassi2 dk okuma
Kaynak: The Conversation Africa
İnsanlar dışarıda duvarlara yaslanarak form dolduruyor
İnsanlar dışarıda duvarlara yaslanarak form dolduruyor

Özet: Afrika'ya yapılan ikili yardım 2025'te yaklaşık dörtte bir oranında azalarak resmi kalkınma yardımının tarihinin en büyük yıllık düşüşünü kaydetti. Aynı dönemde, kıta genelinde hükümet gelirlerinin ortalama %27'si borç faiz ödemelerine giderken, bu oran 2019'da %19 seviyesindeydi. Bu durum, kalkınma finansmanının iç kaynaklardan sağlanması baskısını artırdı. Güney Afrika, Uganda ve Zambiya, vergi sistemlerinden elde edilen anonimleştirilmiş idari verileri kullanarak ekonomilerini daha iyi anlama ve daha etkili politikalar geliştirme yolunda önemli adımlar attı. Birleşmiş Milletler Üniversitesi Dünya Kalkınma Ekonomisi Araştırmaları Enstitüsü (UNU-WIDER) desteğiyle kurulan bu veri laboratuvarları, vergi reformlarından sosyal politikalara kadar birçok alanda kanıta dayalı kararlar alınmasını sağlıyor.

Araştırma Bulgularından Kararlara

Güney Afrika'da Ulusal Hazine Güvenli Veri Tesisi, on yılı aşkın süredir yürüttüğü çalışmalarla ekonominin işleyişine dair önemli bilgiler sağladı. Kurumsal vergi sisteminin borçlanmayı özendirdiği ve ekonomiyi kırılganlaştırdığı bulgusu, 2020 Bütçesi'nde kurumsal vergi yapısının yeniden düzenlenmesine yol açtı. Genç istihdamını teşvik eden vergi indirimi programına ilişkin analizler, pandemide bu teşvikin genişletilmesine karar verilmesinde etkili oldu. Ayrıca, kamu harcamalarının veya vergi indirimlerinin ekonomik aktiviteyi ne kadar artırdığına dair araştırmalar, altyapı ve kamu sağlığı gibi büyüme odaklı yatırımların önemini vurguladı.

Uganda'da ise vergi dairesinin veri laboratuvarı aracılığıyla yapılan araştırmalar, kurumsal gelir vergisi ve yerel işletme ruhsatı ödeyen firma oranının %15'in altında olduğunu ortaya çıkardı. Bu durum, yıllardır süregelen bir vergi kaçağının nicelleştirilmesini sağladı. Diğer bir araştırma, kurumsal vergi teşviklerinin yaklaşık 42 milyon ABD Doları gelir kaybına neden olduğunu ve faydalanan firmaların yarısından fazlasının tam vergi oranında bile karlı kalabileceğini gösterdi. Bu bulgular, yatırım çekmek için tasarlanan teşvik rejiminin gereğinden cömert olduğunu ortaya koydu.

Zambiya'da yapılan vergi açığı araştırmaları, ülkenin uyum açığının %47 ile %56 arasında olduğunu tahmin etti. Bu, gelir kaybının nerede yaşandığını ve denetim kaynaklarının nasıl daha iyi hedeflenebileceğini ilk kez nicelleştirdi. Bulgular, 2026 bütçesine doğrudan yansıdı ve hükümetin denetim stratejisi yeniden şekillendirildi. KDV yönetimine ilişkin araştırmalar ise büyük firmaların aynı hesaplarda hem yükümlülük hem de kredi oluşturduğu yapısal bir verimsizliği ortaya çıkardı.

Bir Sayıdan Bir Hayata

Zambiya'da, 2020'de %55,7 olan ulusal bütçeye yerel gelir katkısının 2026'da %73,1'e ulaşması hedefleniyor. Bu artış, ülkenin kendi vergi sistemini dış değerlendirmelere bağlı kalmadan sorgulayabilen araçlara sahip olmasının bir sonucudur. Bu daha güçlü gelir tabanı, yaklaşık 2,3 milyon çocuğun yeniden okula dönmesini sağlayan ücretsiz eğitim girişimi gibi politikalara olanak tanıdı.

Güney Afrika'da yapılan mikrosimülasyon modellemesi, Sosyal Yardım Ödeneği'nin (Social Relief of Distress grant) yoksulluğu önemli ölçüde azalttığını gösterdi. Bu kanıt, ödeneğin geleceği hakkındaki kararı etkiledi. Bu tür laboratuvarların asıl amacının araştırma üretmek değil, hükümetlerin daha iyi yönetişim sağlamasına olanak tanıyan koşulları yaratmak olduğu vurgulandı.

Uygulamada Vaka

Afrika'nın finansman sorunu dışarıdan çözülemez. En kalıcı yol, verilerin gösterdiği doğrultuda geliştirilmiş, verimli ve adil iç gelir sistemlerinden geçiyor. Bu, mali sistemleri titizlikle inceleme ve verilerin ortaya koyduklarına göre hareket etme isteği gerektirir. Güney Afrika, Uganda ve Zambiya, kanıta dayalı politika yapımının daha iyi sonuçlar ürettiği argümanını pratikte hayata geçiriyor.

Dış finansmanın azaldığı ve borç servisinin arttığı bir dönemde, mali kararların kalitesi akademik bir soru olmaktan çıkmış, hükümetlerin kendi ekonomilerini net görebilme ve harekete geçebilme yeteneği ile göremeyip harekete geçememe arasındaki farkı belirleyen kritik bir unsur haline gelmiştir. Veri mevcut, model kanıtlanmış durumda; geriye kalan tek şey onu kullanma iradesidir.

Afrika alaka puanı: 7/10