Afrika'nın en yoksul ekonomileri, altyapı yatırımları için ihtiyaç duydukları finansmandan daha fazlasını yabancı kreditörlere geri ödüyor. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerin büyümesi için gerekli olan sermaye akışlarının tersine döndüğünü gösteriyor. Fransız düşünce kuruluşu Ferdi'nin raporuna göre, 38 düşük gelirli Afrika ülkesi 2026'da yaklaşık 120 milyar dolarlık bir dış finansman açığıyla karşı karşıya kalacak. Dünya Bankası, 2022-2024 yılları arasında düşük ve orta gelirli ülkelerin dış borç ödemelerinin yeni dış finansmandan 741 milyar dolar daha fazla olduğunu belirtti. Bu eğilim, sermaye ithal etmesi beklenen ülkeler için keskin bir tersine dönüşü temsil ediyor.
Afrika'nın Yatırım Açığı Ne Kadar Büyük?
Ferdi, sürdürülebilir ekonomik dönüşüm için gayri safi yurt içi hasılanın (GSYH) yaklaşık %30'una denk gelen bir yatırım gerektiğini savunuyor. Bu ölçüte göre, Afrika'nın düşük gelirli ekonomilerinin 2026-2030 yılları arasında yıllık yaklaşık 165 milyar dolara ihtiyacı var. Yerel tasarruflar bu ihtiyacın bir kısmını karşılasa da, yaklaşık 120 milyar doların dış kaynaklardan gelmesi gerekiyor. Afrika'nın kişi başına düşen sermaye stoku, 2019'da yaklaşık 1.200 dolar iken küresel ortalama 32.000 dolardı. Bu durum, daha az yol, liman, elektrik şebekesi ve fabrika anlamına geliyor.
Afrika'da Cari İşlemler Açıkları Neden Kalıcı Hale Geliyor?
Birçok gelişmekte olan ekonomi, büyüme için makine ve teknoloji ithal ettiği için cari işlemler açığı veriyor. Ancak Ferdi, birçok Afrika ülkesinin bu ilk aşamada kapana kısıldığını belirtiyor. Rapora göre, incelenen 38 Afrika ülkesinden 18'i 2000 yılından bu yana tek bir cari işlemler fazlası kaydetmedi. Fazlaların olduğu durumlarda bile, bu durum genellikle daha zayıf ithalatı ve azalan yatırımı yansıtıyor, rekabet gücünde temel bir iyileşmeyi değil.
Küresel Tasarruflar Neden Afrika'ya Akmıyor?
Afrika'nın finansman zorluğu, küresel tasarrufların bolluğuna rağmen ortaya çıkıyor. Çin ve AB gibi büyük fazla veren ekonomiler, her yıl yüz milyarlarca dolarlık fazla tasarruf üretiyor. Ancak bu sermayenin çoğu, gelişmiş ekonomilere, özellikle de ABD'ye yatırılıyor. Ferdi, bu fazla tasarrufların nispeten küçük bir payının yeniden yönlendirilmesinin, Afrika'nın finansman açığını önemli ölçüde daraltabileceğini tahmin ediyor.
Çin'in Borç Verme Politikası Nasıl Değişti?
Çin'in Afrika'ya borç verme modeli değişti. Yeni Çin kredileri 2015'ten bu yana keskin bir şekilde düştü. 2019'da, düşük gelirli Afrika ülkelerinin borç servisi ödemeleri, yeni Çin kredi taahhütlerini aşmıştı. Bugün, geri ödemelerin yeni kredilerden yaklaşık dört kat daha büyük olduğu tahmin ediliyor. Çin, Afrika ülkelerinin dış borçlarının yaklaşık %10'unu ve ikili borçlarının yarısından fazlasını elinde bulunduruyor.
Afrika'nın Ticaret Dengesi Neden Bozuk?
Afrika'nın Çin ile olan ticaret ilişkisi de finansman zorluğunu pekiştiriyor. 38 Afrika ülkesi 2024'te Çin ile 91 milyar dolarlık mal ticareti açığı kaydetti. Afrika, bakır ve kobalt gibi hammaddeler ihraç ederken, Çin'den mamul ürünler ithal ediyor. Bu durum, yerel imalat sanayilerini inşa etme ve daha yüksek değerli işler yaratma fırsatlarını sınırlıyor.
Tarifeler Afrika'ya Neden Fayda Sağlamadı?
ABD ve Çin arasındaki ticaret gerilimleri, Afrika'ya yönelik bir üretim yatırımı dalgasını tetikleyeceği beklentilerini sorgulatıyor. Üreticiler, Vietnam, Bangladeş ve Meksika gibi ülkelere kayarken, Afrika'nın kazancı ihmal edilebilir düzeyde kaldı. Aynı zamanda, Çinli üreticiler Afrika'ya ihracatını artırdı, bu da yerel üreticiler için rekabeti yoğunlaştırdı.
Yardım Azalırken Finansman İhtiyaçları Artıyor
Dış yardım da daha az güvenilir hale geliyor. Resmi kalkınma yardımı 2025'te reel olarak %23,1 düştü. Ferdi, uluslararası politika yapıcıların, kıt imkanlarla sağlanan finansmanı en yoksul ekonomilere yönlendirmesi ve ticaretin Afrika üreticileri için daha iyi çalışmasını sağlaması gerektiğini savunuyor. Öneriler arasında, Afrika Kıtası Serbest Ticaret Alanı'nın güçlendirilmesi ve gelişmiş ekonomilerin ticaret kurallarını basitleştirmesi yer alıyor.
