2027'nin sonlarında Addis Ababa'da düzenlenecek COP32, Afrika'nın iklim değişikliğiyle mücadelede liderlik rolünü pekiştirme fırsatı sunuyor. Ancak, mevcut COP süreçlerinin yapısal sınırlamaları, küresel eylemin yetersiz kalmasına neden oluyor. Bu zirvede somut çözümlerin sunulması ve finanse edilmesi için şimdiden hazırlıklara başlanması gerekiyor.
Dünya, 2027'nin sonlarında Afrika'da düzenlenecek COP32 için Addis Ababa'da bir araya gelecek. Afrika Birliği (AfB) adına Etiyopya'nın başkanlık edeceği bu zirve, kıtanın iklim değişikliğiyle mücadeledeki rolünü vurgulamak için önemli bir fırsat. Ancak, başarılı bir COP32 için şimdiden somut adımlar atılması şart.
Taraflar Konferansı (COP), Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi'nin (UNFCCC) yıllık toplantısıdır. Otuz yıldır süren bu süreçlere rağmen, iklim değişikliğiyle mücadelede istenen ölçekte küresel eylem sağlanamadı. Bunun temel nedenleri, COP'ların yapısal sınırlamalarıdır.
COP Neden Önemlidir?
COP toplantıları, tüm ülkeleri iklim konusunda bir araya getirmesi, uluslararası müdahaleyi hakkaniyet ilkelerine dayandırması ve savunmasız uluslara ses vermesi açısından hala önemlidir. Paris Anlaşması ve Kayıp ve Zarar Fonu gibi önemli başarılar elde edilmiştir. Ancak, UNFCCC'nin yetkileri tam olarak yerine getirilememiştir.
Afrika için COP'lar, adaptasyon, kayıp ve zarar ile finansman önceliklerinin küresel düzeyde duyulmasını sağlayan tek platformdur. Buna rağmen, emisyonlar artmaya devam etmekte ve küresel ısınma 1.5°C sınırını aşma yolunda ilerlemektedir.
Sınırlamalar
UNFCCC'nin yapısal sınırlamaları üç ana başlıkta toplanabilir:
-
Ulusal Taahhütlerin Yetersizliği: COP, küresel bir sorunu ulusal taahhütlerin toplamı olarak ele alıyor. Bu yaklaşım, her ülkenin yeterli taahhütte bulunması durumunda küresel hedeflere ulaşılacağı varsayımına dayanıyor. Ancak, ulusal beyanların toplamı bilimsel gereklilikleri karşılamıyor ve emisyonlar artmaya devam ediyor.
-
Müzakere Edilen Kararların Zayıflığı: COP'larda alınan kararlar, genellikle en isteksiz büyük tarafların kabul edebilecekleri düzeyde kalıyor. Bu durum, fosil yakıt taahhütlerinin sulandırılmasına, adaptasyon finansmanının yetersiz kalmasına ve azaltım programlarının zayıflatılmasına yol açıyor.
-
Uygulama Kurumlarının Dışında Kalması: Planların uygulanmasını belirleyen birçok kurum (kredi derecelendirme kuruluşları, kalkınma bankaları, IMF vb.) COP süreçlerinin dışında yer alıyor. Bu durum, etkili çözümlerin tasarlanması ve uygulanmasında koordinasyon eksikliğine neden oluyor.
Yardımcı Bir Yaklaşım
Başarılı bir COP32 için, Afrika'nın somut ve ölçeklendirilebilir çözümler sunması gerekiyor. Bu çözümler şunları içermeli:
-
Entegre bölgesel enerji sistemlerinin inşası ve finansmanı.
-
Risk değerlendirmesinin reforme edilmesi ve sermaye maliyetinin düşürülmesi.
-
Dayanıklı gıda sistemlerinin finanse edilmesi.
-
Doğanın büyük ölçekte restore edilmesi.
Bu çözümlerin hayata geçirilmesi için ulusal ve bölgesel planlama, teknik senaryo modellemesi ve ilgili kurumlar arasında güçlü bir işbirliği şart.
Addis Ababa, Afrika Liderliği Anı Olarak
Afrika, küresel emisyonlara en az katkıda bulunan ancak iklim değişikliğinin en büyük bedelini ödeyen kıta olarak, orantılı bir küresel müdahale çerçevesine ihtiyaç duyuyor. COP32 öncesinde Afrika ülkeleri, gösterilebilir ve tekrarlanabilir çözümler üretmeye odaklanmalı. Etiyopya'nın başkanlığı, bu çalışmaları toplama, organize etme ve dünyaya sunma şansına sahip. Eğer Afrika, Addis Ababa'ya planlar hazır, koalisyonlar kurulmuş ve belirli reformlar ilerliyorken gelirse, COP32 tanınma, finansman ve ölçeklenme anı olacaktır.
