Dijital teknolojiler büyük fırsatlar sunsa da, bu dönüşüm herkes için eşit derecede erişilebilir değil. Güney Afrika'nın dijital geleceğine giden yol, kapsayıcı ve adil bir dijitalleşme gerektiriyor.
Gauteng Şehir-Bölge Gözlemevi (GCRO) araştırmacısı, Gauteng eyaletindeki dijital uçurumu inceleyerek, bu durumun gelecekteki eşitsizlikleri nasıl şekillendirebileceğini analiz etti. Bulgular, dijital uçurumun mekansal olarak yoğunlaştığını ve ırk ile hane gelirleri açısından sosyal eşitsizlikle karakterize edildiğini gösteriyor.
Bu bulgular, dijitalleşmenin ekonomiyi ve toplumu giderek daha fazla etkilediği günümüzde büyük önem taşıyor. Erişimin olmaması, fırsatları azaltıyor ve dijital geleceklerin faydalarını en üst düzeye çıkarmak, güvenilir ve uygun fiyatlı internet bağlantılarına bağlıdır.
Dijital Uçurum Nasıl Ölçülüyor?
Güney Afrika'daki dijital uçurum, aşırı sosyal eşitsizliğin bir sonucudur. Birçok sakin, internet erişimi için gerekli mali imkanlara sahip değil veya yetersiz internet bağlantısına sahip bölgelerde yaşıyor. Bu durum, toplumun büyük kesimlerinin dijitalleşmeden faydalanamamasına neden oluyor.
Gauteng'deki ev internet erişimini araştırmak için Yaşam Kalitesi Anketi 7 (2023/24) verileri kullanıldı. Bu anket, Güney Afrika'daki en büyük ve en uzun soluklu sosyal anketlerden biridir ve eyaletin yaşam kalitesini ölçmek için Gauteng'deki yetişkin katılımcılardan bilgi topluyor.
Ankete katılan 13.795 kişiye, hanelerinde fiber tabanlı ev interneti veya başka bir ev internet bağlantısı olup olmadığı soruldu.
Gauteng'de İnternet Bağlantısı Durumu
Tüm anket katılımcıları arasında, %46'sı ev internet bağlantısı olan hanelerde yaşarken, %54'ü herhangi bir ev internet bağlantısı olmayan hanelerde yaşıyordu.
Katılımcıların %85'inin akıllı telefonu olan hanelerde yaşaması, mobil ağlara veya belediye Wi-Fi'sine erişim yoluyla başka internet erişim yollarının olabileceğini gösteriyor. Ancak, mobil veri pahalıdır ve akıllı telefonlar uzaktan çalışma veya çevrimiçi öğrenme için sınırlıdır.
Ev internet bağlantısı, dizüstü bilgisayar gibi kaynaklara erişimi olanlar için de kritik öneme sahip. Anket katılımcılarının %39'u bilgisayar veya tablet sahibi hanelerde yaşarken, bu kişilerin %25'inin ev internetine erişimi yoktu. Bu durum, bilgisayar sahibi olmanın potansiyel değerini azaltıyor.
Mekansal Eşitsizlikler ve Dijital Uçurum
Anket sonuçları, ev internet erişiminin Gauteng'deki bölgeler arasında dengesiz olduğunu ortaya koyuyor. Centurion, Midrand ve Randburg gibi banliyö bölgelerinde hanelerin %80'inden fazlasında ev interneti bulunurken, Hammanskraal, Soweto ve Katlehong gibi düşük gelirli topluluklarda bu oran %40'a düşüyor. Mamelodi, Sebokeng ve Daveyton'un bazı bölgelerinde ise hanelerin %20'sinden azı ev internetine erişebiliyor.
Bu mekansal desenler, altyapı ve hizmet kapsamı, fiber dağıtım planları ve hane gelirleri gibi faktörlerden etkileniyor. Fiber altyapı dağıtımı, özel sektör tarafından yürütüldüğü için genellikle garanti edilmiş talep olan ve fiber hatları döşemenin pratik olduğu alanlara odaklanıyor.
Dijital Uçurum Neden Önemli?
Dijital uçurum, sosyo-ekonomik eşitsizlikle yakından ilişkilidir. Siyah Afrikalı katılımcıların yalnızca %39'u ev interneti olan hanelerde yaşarken, Hint/Asyalı ve beyaz katılımcıların bu oranları sırasıyla %87 ve %86'dır.
Fiber tabanlı ev internetine erişimdeki eşitsizlik daha da belirgindir: Siyah Afrikalı katılımcıların sadece %18'i bu imkana sahipken, Hint/Asyalıların %74'ü ve beyazların %70'i bu imkana sahiptir.
Benzer farklılıklar gelir grupları arasında da görülüyor. En düşük gelir grubundaki hanelerin yalnızca %20'si ev internetinden faydalanırken, en yüksek gelir grubundakilerin %80'inden fazlası bu imkana sahip. Fiber internette ise bu oranlar en düşük gelir grubunda %5, en yüksek gelir grubunda ise %60'ın üzerindedir.
Dijital Uçurumu Kapatmak İçin Ne Yapılmalı?
Gauteng'in kapsayıcı bir büyüme izlemesi için dijital uçurumun daraltılması şarttır. Bu analiz, politika yapıcıların ve toplum liderlerinin stratejik kararlar almasına yardımcı olabilir.
Dijital uçurumu kapatmak, özel ve kamu sektörleri arasında ortaklıklar gerektirecektir.
