Pandemiden Savaşa, Hürmüz'den Afrika'nın Gübre Şoklarına
Basra Körfezi'ndeki çatışmalar, Afrika'nın gıda sistemleri için kritik önem taşıyan gübre tedarikini sekteye uğratıyor. Küresel gübre bileşenlerinin en büyük ihracatçısı olan Körfez ülkelerindeki üretim ve sevkiyatın aksaması, özellikle Sahra altı Afrika'yı olumsuz etkiliyor. İran, üre ihracatında dördüncü sırada yer alırken, Katar da önemli bir üretici konumunda. Ancak İran'daki çatışmalar ve Katar'daki gaz tesislerinin vurulması, bu ülkelerden yapılan gübre sevkiyatını engelliyor. Hürmüz Boğazı'ndaki deniz taşımacılığının %95 oranında azalması, Körfez'den yapılan gübre ihracatını durma noktasına getirdi.
Afrika'nın kullandığı gübrenin yaklaşık %80'i ithal ediliyor ve bu ithalatın önemli bir kısmı Körfez ülkelerinden yapılıyor. Malavi, gübresinin %52'sini Körfez'den alırken, Fas, Nijerya ve Güney Afrika da gübre bileşenlerini bu bölgeden ithal ediyor. Gübre fiyatları zaten artmışken, uluslararası düzeyde koordine edilmiş bir stratejik rezervin olmaması, tedarik aksamalarının daha da derinleşmesine yol açıyor.
Bu durum, daha önce COVID-19 ve Ukrayna savaşı nedeniyle gübre tedarik zincirlerinde yaşanan zorlukları daha da kötüleştiriyor. Afrikalı çiftçiler, ürünlerine daha az gübre kullanarak bu şokları atlatmaya çalışsa da, bu durum verim düşüklüğüne, kazançların azalmasına ve hane halkı bütçelerinin daralmasına neden oluyor.
Afrika Ülkelerinin Daha Az Gübre Kullanarak Başa Çıkması İçin On Yol
Afrika'daki gıda sistemlerinin bu gübre krizini atlatabilmesi için beslenme odaklı programlar uygulayan ve gübreye bağımlılığı azaltan yeniliklere yatırım yapması gerekiyor. Araştırmalar, beslenmeyi ve diyet sonuçlarını iyileştiren on yüksek etkili müdahale belirlemiştir:
- Çiftçilerin meyve, sebze ve baklagil yetiştirmesi ve ağaçlarla tarım (agroforestry) yapması, toprağın sağlığını iyileştirir ve besleyici gıda üretir.
- Ev bahçeleri, eğitim ve beslenme eğitimi ile birlikte diyetleri ve hane halkı gıda güvenliğini iyileştirebilir.
- Sürdürülebilir su ürünleri yetiştiriciliği ve kanatlı hayvanlar dahil olmak üzere hayvancılık, üretimi ve protein tüketimini artırır.
- Biyo-fortifiye ürünler (örneğin yüksek demirli fasulye, A vitamini açısından zengin tatlı patates), besinleri doğrudan ürüne entegre eder ve gübre israfını azaltır.
- Depolama ve dağıtım altyapısı, gıda israfını azaltır ve gıdanın kalitesini iyileştirir.
- Gıdalar işlenirken temel vitaminler ve mineraller eklenerek zenginleştirilebilir.
- Gıda ve tarımsal işleme uygulamaları, ürünlerin yenilebilirliğini artırır.
- Beslenme eğitimi, insanların daha iyi gıda seçimleri yapmasına yardımcı olur.
- Nakit transferleri ve gıda kuponları gibi sosyal koruma programları, fiyat artışları zamanlarında ailelere destek olur.
- Besleyici okul yemekleri sunmak, yüksek yatırım getirisi sağlar.
Bu müdahalelerin bir paket olarak uygulanması ve cinsiyet eşitliğinin gözetilmesi önemlidir. Ayrıca, "muhabir" bitkiler gibi yenilikçi teknolojiler, çiftçilere gübre kullanımı konusunda hassas ve gerçek zamanlı bilgi sağlayarak israfı azaltabilir ve maliyetleri düşürebilir.
