Güney Afrika ve Namibya'nın Turuncu Havzası'ndaki Petrol Potansiyeli Farklılık Gösteriyor

Meriem El Amrani2 dk okuma
Kaynak: CNBC Africa
Shell'e karşı protestocular Johannesburg'da yürüyor.
Shell'e karşı protestocular Johannesburg'da yürüyor.

Namibya ve Güney Afrika'nın paylaştığı Turuncu Havzası petrol bölgesi, Afrika ülkelerinin petrol şirketleri ve yerel grupların taleplerini nasıl dengelediği konusunda bir test alanı haline geldi. Milyarlarca dolarlık yatırım, istihdam ve vergi gelirleri söz konusu. Namibya, TotalEnergies'in Venus projesiyle 2030'a kadar petrol üretimine geçmeyi hedeflerken, Güney Afrika'da çevre gruplarının açtığı davalar petrol arama çalışmalarını geciktiriyor.

AFRİKA'DA PETROL ARAMALARI: NAMİBYA VE GÜNEY AFRİKA ARASINDAKİ FARK NEDİR?

Turuncu Havzası, Namibya'yı küresel bir arama noktası haline getirerek 2030'a kadar ilk petrol üretimine geçmeyi hedefliyor. TotalEnergies'in Venus projesiyle başlangıçta günde yaklaşık 150.000 varil üretilmesi bekleniyor. Shell, Namibya açıklarındaki yeni keşfinin "şimdiye kadarki en umut verici yeraltı sonuçlarını" verdiğini belirtti.

Güney Afrika'da ise durum farklı. Çevre grupları ve balıkçı toplulukları, TGS'nin havzanın Güney Afrika'ya ait bölümünde sismik araştırma yapmasına izin veren bir izni iptal etmek için harekete geçti. Çevre grupları, 2021'den bu yana Güney Afrika'daki açık deniz girişimlerine karşı en az dört dava ve çok sayıda başka itiraz başlattı. Güney Afrika petrol düzenleyicisi PASA, bu durumun 2030'a kadar yapılması beklenen 10 kuyu sondajını geciktirdiğini belirtti.

GÜNEY AFRİKA'DA İZİN ALMAK BEŞ YILA KADAR SÜREBİLİR

Turuncu Havzası'nın yaklaşık üçte ikisinin bulunduğu Güney Afrika'da, sivil toplum kuruluşları ve çevre aktivistleri, Namibya'ya kıyasla madencilik sektöründeki projelere daha agresif bir yaklaşım sergiledi. Buradaki mevcut düzenlemeler, çevresel ve sosyal etki değerlendirmelerine karşı geniş kapsamlı iç itirazlara ve mahkemelerde yargı denetimine olanak tanıyor. Sektör kuruluşu Offshore Petroleum Association of South Africa (OPASA), Güney Afrika'da arama izinlerinin alınmasının beş yıla kadar sürebildiğini, diğer Afrika ülkelerinde ise bu sürenin üç ila dokuz ay arasında değiştiğini belirtiyor.

TİCARİ ÇIKARLAR VS TOPLULUKLAR

Dikkatler şimdi, Güney Afrika'nın en yüksek mahkemesinden bu yıl içinde gelmesi beklenen bir karara odaklanmış durumda. Bu karar, açık deniz arama izinlerinin alınmasını kolaylaştırabilecek veya daha da zorlaştırabilecek. Dava, ticari çıkarların kıyı topluluklarının hak ve onurlarını geçersiz kılip kılamayacağına karar verecek.

Çevre avukatı Ricky Stone, "Bu karar, Anayasa Mahkemesi ne karar verirse versin, Güney Afrika çevre ve anayasa hukukunda bir neslin en önemli emsallerinden biri olacak" dedi.

'KUYU KAZDIK AMA BİR ŞEY OLMADI'

Bazı Güney Afrikalı politikacılar yenilenebilir enerjiyi savunsa da, petrol bakanı Gwede Mantashe petrol ve gaz geliştirilmesini destekliyor. Güney Afrika'nın batı kıyısı, potansiyel vaat eden alanlar sundu. Ancak Eco Atlantic CEO'su Gil Holzman, "Kuyu kazdık ama bir şey olmadı" diyerek, havzada sondaj yapmanın çevre üzerinde olumsuz etkisi olmadığına dair canlı kanıt olduklarını belirtti.

Küçük ölçekli balıkçı Stanley Young ise bu görüşe katılmıyor: "Okyanus nesiller boyu bize bakıyor ve onu korumalıyız. Petrol ve gaz buraya gelirse, geçim kaynaklarımızı tamamen yok edecek."

Afrika alaka puanı: 8/10