Güney Afrika, yeşil enerjiye geçişi kullanarak ekonomisini canlandırmayı hedefliyor ancak lityum madenciliği, çiftçilerin verimli arazilerini kaybetme korkusuyla karşı karşıya. Ülkenin güneydoğu kıyısında, nesillerdir çiftçilikle uğraşan topluluklar, açık ocak madenleri nedeniyle yerlerinden edilme tehlikesiyle yüzleşiyor. South Coast Guardians Association (SCGA) gibi aktivist gruplar, bu durumun 30.000 istihdamı tehdit ettiğini belirtiyor.
LİTYUM MADENCİLİĞİ ÇİFTÇİLERİ NASIL ETKİLİYOR?
Reuters'ın incelediği maden departmanı verilerine göre, lityum arama ruhsatları yaklaşık 73.000 hektarlık bir alanı kapsıyor ve bu alanın büyük bir kısmı tarım arazilerinden oluşuyor. Mevcut bir lityum madeni, 150 hektarlık ocakları ve 180 hektarlık atık depolama alanlarıyla faaliyet gösteriyor. SCGA Genel Müdürü Heather McLoed, bu ruhsatların madencilik ruhsatlarına dönüşmesi halinde etkisinin yıkıcı olacağını ve küçük çiftçileri, toplulukları ve şeker fabrikalarını doğrudan etkileyeceğini vurguluyor.
LİTYUM NEDENİYLE ŞİMDİDEN EVLERİNİ KAYBEDEN KÖYLÜLER
Özellikle KwaZulu-Natal eyaletindeki Magog tepesinde yaşayan köylüler, madenlerden kaynaklanan patlamalar nedeniyle evlerinde çatlaklar oluştuğunu ve toz bulutlarının akciğer sorunlarına yol açtığını belirtiyor. 62 yaşındaki Albert Mthembu gibi köylüler, çocuklarına miras bırakmak istedikleri evlerinin ve arazilerinin madencilik faaliyetleri nedeniyle zarar gördüğünü ve taşınmak zorunda kaldıklarını ifade ediyor. Madeni genişleten işçiler tarafından evi yıkılan ve bölgeden ayrılan köylüler de bulunuyor. Reuters'ın görüştüğü 11 çiftçi de benzer endişeleri paylaşıyor.
TEMİZ ENERJİ DAHA AZ MADEN ÇIKARMA DEMEK Mİ?
Temiz enerjiye geçişin, fosil yakıt endüstrisinden daha az malzeme çıkarılmasını gerektirdiği düşünülse de, madencilik faaliyetleri birçok ülkede tartışmalı bir konu olmaya devam ediyor. Kaya atıklarının arazi kalitesini bozabileceği belirtiliyor. SA Lithium Direktörü Ian Harbottle, madenin kapsamlı kirlilik önleyici çalışmalar yaptığını ve yasalara uyumlu olduğunu savunuyor. Ancak şirketin 6.000 hektardan fazla alanı genişletme planlarına ilişkin bir çiftçi sunumunda, madenin "su kalitesini, toprak kalitesini kalıcı olarak bozabileceği ve tarımın uzun vadeli yaşayabilirliğini azaltabileceği" uyarısı yapılıyor. Harbottle, madenden çıkan suyun nehirlere gitmediğini, ancak işleme veya toz bastırma için barajlara yönlendirildiğini belirtiyor. SA Lithium'un operasyonları, çiftçilerin şeker kamışı ve macadamia fındığı yetiştirdiği alanla karşılaştırıldığında küçük kalsa da, yerel halkın endişeleri devam ediyor. Bir çiftçi danışmanı, "Buradaki tarımın geleceği bitti" diyerek durumun vahametini dile getiriyor.
Kaynak: CNBC Africa
