Güney Afrika'da Yenilenebilir Enerjiye Geçiş: 5 Engelin Kaldırılması Hızı Artıracak

Rod Crompton2 dk okuma
Kaynak: The Conversation
Gökyüzünden görünen güneş enerjisi santrali, ortada kule, etrafında paneller.
Gökyüzünden görünen güneş enerjisi santrali, ortada kule, etrafında paneller.

Güney Afrika, elektriğinin %74'ünü sağlayan kömür santrallerinden rüzgar ve güneş enerjisine geçiş yaparken, bu sürecin karmaşık ve yavaş ilerlediği görülüyor. Yenilenebilir enerjinin kömürden farklı çalışma prensipleri, yeni bir elektrik sistemi ve şebeke yönetimi anlayışı gerektiriyor. Bu geçiş, aynı zamanda devlet şirketi Eskom'un enerji sektöründeki hakimiyetini azaltarak, birçok yenilenebilir enerji üreticisinden gelen gücü güvenilir ve uygun fiyatlı bir şekilde yönetebilecek bir sisteme dönüşümü de zorunlu kılıyor.

Enerji ve ekonomik düzenleme alanında 40 yıllık deneyime sahip bir uzman, Güney Afrika'nın enerji geçişini yavaşlatan beş temel faktör olduğunu belirtiyor:

  • Eskom'un ülkenin elektrik sistemi üzerindeki hakimiyeti.
  • Belirli teknolojileri kayıran ve özel enerji sağlayıcılarını kısıtlayan tutarsız devlet planlaması.
  • Teknolojik değişime ayak uydurmak için tasarlanmamış bir şebeke.
  • Çürüyen belediye elektrik dağıtım ağları ve yerel yönetimlerin Eskom'a olan yüksek borçları.
  • Çatı tipi güneş enerjisinin fazla gücünü şebekeye satamaması.

Bu sorunlar, yavaş işleyen kurumlar, eski düşünce biçimleri, kötü yönetim ve yolsuzlukla yakından ilişkili. Ülkenin siyasi parçalanmışlığı, düşük hükümet güveni, zayıf eğitim sistemi ve yüksek suç oranları da geçişin yavaşlamasına katkıda bulunuyor. Yavaş ilerleme, kömür santrallerine yakın yaşayan topluluklar için sağlık riskleri oluştururken, Güney Afrika'nın ihracatının rekabet gücünü azaltabilir ve iklim değişikliğine neden olan sera gazı emisyonlarını artırmaya devam ediyor.

Beş darboğaz

Uzman, geçişi en çok engelleyen ilk darboğazın Eskom olduğunu belirtiyor. Elektrik üretimini, iletimini ve dağıtımını kontrol eden Eskom, değişime yavaş yanıt veriyor ve yeni rakiplerin pazara girişini etkiliyor. Mali zorluklar yaşayan Eskom, satışlarının düşmesiyle mücadele ediyor ve enerji geçişini yavaşlatmak için çeşitli yollara başvuruyor. Şirket, Camden, Grootvlei ve Hendrina kömür santrallerinin ömrünü 2030'a kadar uzatmak için yaklaşık 90 milyar Rand (yaklaşık 5,5 milyar ABD doları) harcamayı planlıyor.

İkinci darboğaz, hükümetin Entegre Kaynak Planları'dır. Bu planlar, yenilenebilir enerjiler yerine nükleer ve gaz gibi tercih edilen teknolojileri seçmek için kullanılıyor. Hükümet, piyasa güçlerinin işleyişini sınırlayarak piyasaya müdahale ediyor.

Üçüncü darboğaz, elektrik şebekesinin kendisidir. Şebeke, kömür santrallerinden şehirlere elektrik taşımak için inşa edilmiş olup, yenilenebilir enerji kaynaklarının yoğunlaştığı batı bölgelerine de elektrik taşıyabilen iki yönlü bir yapıya dönüştürülmelidir. Güney Afrika Ulusal İletim Şirketi, önümüzdeki on yıl içinde 14.500 km yeni iletim hattı inşa etmeyi planlıyor. Ancak bu süreçte, bazı yenilenebilir enerji projeleri şebeke kapasitesi yetersizliği nedeniyle ürettikleri elektriği azaltmak zorunda kalıyor. Ayrıca, binlerce yenilenebilir enerji sağlayıcısıyla ulusal bir şebekeyi yönetmek, az sayıda kömür santraline dayalı bir şebekeden daha karmaşıktır.

Dördüncü darboğaz, çürüyen belediye elektrik dağıtım ağlarıdır. Yerel yönetimler, Eskom'a 100 milyar Rand'ın üzerinde borçludur ve bu borç artmaktadır. Artan ödeme yapmama sorunu, elektrik hizmetlerini finanse etmeyi zorlaştırıyor.

Beşinci darboğaz, çatı tipi güneş enerjisi sistemlerinden elde edilen yenilenebilir enerjinin israf edilmesidir. Üretilen fazla elektrik, belediyelerin ve Eskom'un bunu zor ve maliyetli hale getirmesi nedeniyle kullanılamıyor veya şebekeye geri satılamıyor. Bu durum, Eskom'un gelirini azaltırken, kalanlar için maliyetleri artırıyor.

Bundan sonra ne olmalı?

Cumhurbaşkanlığı, elektrik krizini ele almak için bir Ulusal Enerji Krizi Komitesi kurmuştur. Bu komite, ulusal hükümet departmanları, Eskom ve özel sektör temsilcilerinin işbirliğiyle çalışmaktadır. Tamamen bağımsız bir Ulusal İletim Şirketi'nin kurulması, özel sermayenin şebekedeki darboğazları gidermek için yatırım yapmasına olanak tanıyacak ve Eskom'un piyasa gücünü sınırlayacaktır.

Afrika alaka puanı: 7/10