Ülkeler öncelikli sektörleri belirlemekte başarılı olsa da, bu sektörlerin büyüme motoru haline gelmesi için firmaların yatırım yapabilmesi, verimli üretebilmesi, pazarlara ulaşabilmesi ve büyüyebilmesi için gerekli koşulların yaratılması kritik önem taşır. Sektör geliştirme, firmaları geri tutan kısıtlamaları kaldırmayı ve sektörün büyümesi için gerekenleri inşa etmeyi gerektirir. Başarılı sektör dönüşümleri, sektörler arası kısıtlamaları gidermek, sektöre özgü zorlukları ele almak, bir ekosistem inşa etmek, değer zincirini tanımlamak, hükümetler arası koordinasyonu sağlamak ve sonuçları ölçmek gibi adımları takip eder.
Sektörler Arası Kısıtlamaları Gidermek
İlk adım, enerji, ulaşım, finansman, beceriler, dijital altyapı, standartlar, ticaretin kolaylaştırılması ve düzenleyici öngörülebilirlik gibi sektörler arası kısıtlamaları düzeltmektir. Bu "yatay" kısıtlamalar, birden fazla endüstriyi aynı anda etkileyebilir. Bu ortak sorunları ele almak, birden fazla sektörde yatırımı serbest bırakabilir.
Sektöre Özgü Zorlukları Ele Almak
İkinci olarak, her sektörün kendine özgü gereksinimlerini anlamak ve "dikey" kısıtlamaları ele almak önemlidir. Turizm için hava bağlantısı ve altyapı, ilaç sektörü için özel düzenlemeler ve laboratuvarlar, tarım için ise sulama ve soğuk zincirler gibi sektöre özgü faktörler rekabetçiliği belirler.
Ekosistem İnşa Etmek
Üçüncü olarak, izole projeler yerine bir ekosistem inşa etmek gereklidir. Fas'ın otomotiv sektörü örneğinde olduğu gibi, ana yatırımın etrafında endüstriyel altyapı, lojistik, eğitim ve tedarikçi geliştirme gibi tamamlayıcı unsurlar inşa edilmelidir. Estonya'nın dijital başarısı da dijital kimlik, birlikte çalışabilir kamu sistemleri ve destekleyici düzenlemelerle bir ekosistem oluşturulmasına dayanmaktadır.
Değer Zincirini Tanımlamak
Dördüncü olarak, müdahaleleri tasarlamadan önce değer zincirini teşhis etmek önemlidir. Değerin nerede yaratıldığını, maliyetlerin nerede biriktiğini, hangi yeteneklerin eksik olduğunu ve firmaların daha üretken faaliyetlere geçmesini neyin engellediğini anlamak, politika yapımını daha etkili hale getirir.
Hükümetler Arası Koordinasyon
Beşinci olarak, hükümetler arası koordinasyon kritik öneme sahiptir. Firmalar ekonomiyi yatay olarak deneyimlerken, hükümetler genellikle dikey olarak yönetir. Farklı bakanlıklar ve kurumlar arasındaki işbirliği, yatırımcı yolculuğunu kolaylaştırmak ve kısıtlamaları etkin bir şekilde gidermek için gereklidir. Kamu-özel sektör diyaloğu da çözümler üretmede önemli bir rol oynar.
Sonuçları Ölçmek
Altıncı olarak, faaliyetleri değil, sonuçları ölçmek esastır. Firmaların yatırım yapıp yapmadığı, verimliliğin artıp artmadığı, ihracatın büyüyüp büyümediği ve daha üretken işlerin yaratılıp yaratılmadığı gibi sonuçlar, bir sektörün başarısını gösterir. Özel sektörün de teknolojiye, yeteneğe ve verimliliğe yatırım yapması, yerel değer zincirlerini güçlendirmesi beklenir.
Ülkeler, ekonomik dönüşüme öncülük edebilecek sektörleri belirlemeye devam etmelidir. Ancak asıl başarı, bu sektörlerdeki firmaların yatırım yapabilmesi, daha üretken hale gelmesi ve rekabet edebilmesidir.
Kaynak: Business Daily Africa
