Kenya'da Pestisit Tüketimi Rekor Seviyede: Sağlık ve Çevre Riskleri Artıyor

Merve Nur Aydın2 dk okuma
Kaynak: Business Daily Africa
Kenya'da Pestisit Tüketimi Rekor Seviyede: Sağlık ve Çevre Riskleri Artıyor
Kenya'da Pestisit Tüketimi Rekor Seviyede: Sağlık ve Çevre Riskleri Artıyor

Kenya'da pestisit kullanımı rekor seviyeye ulaşarak, sağlık ve çevre riskleri artarken ülkenin kimyasal ürünlere bağımlılığını gözler önüne seriyor.

Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verileri, Kenya'da pestisit kullanımının 1990'daki 444 tondan 2024'te 6.953 tona yükseldiğini gösteriyor.

Bu rakamla Kenya, Afrika'da pestisit kullanımı açısından dokuzuncu sırada, bölgede ise Uganda'nın 11.293 tonluk kullanımıyla ikinci sırada yer alıyor.

En büyük payı 3.133 ton ile mantar ve bakteri ilaçları (fungisidler ve bakterisidler) alırken, bunu 2.476 ton ile herbisitler ve 1.335 ton ile insektisitler izledi. Kemirgen ilaçları (rodentisitler) ise sadece dokuz ton olarak kaydedildi.

Kenya'da Pestisit Kullanımının Artış Nedenleri ve Etkileri

Bu rakamlar, pestisitlerin mahsulleri zararlılardan, yabani otlardan ve hastalıklardan korumada oynadığı merkezi rolü vurguluyor. Çiftçiler için kimyasallar, kayıpları önlemek ve verimi sürdürmek açısından hayati önem taşıyor. Ancak bu yoğun kullanım, artan yasa dışı ithalat pazarları ve tehlikeli kimyasallar gibi baskıları da beraberinde getiriyor.

Heinrich Böll Vakfı bünyesindeki Route to Food Initiative (RTFI) tarafından hazırlanan yakın tarihli bir rapor, Kenya'daki pestisitlerin üçte ikisinden fazlasının yüksek derecede tehlikeli pestisitler (HHPs) olarak sınıflandırıldığını ortaya koydu.

FAO'ya göre, HHPs, insan sağlığı ve çevre için yüksek düzeyde akut veya kronik tehlikeler sunduğu kabul edilen bir pestisit sınıfıdır.

Route to Food raporunda, “Kenya'da mısır, buğday, kahve, patates ve domates, büyük ölçüde HHPs'ye bağımlı olarak en yüksek hacimlerde pestisit gerektiriyor” deniliyor.

Rapora göre, Kenya'daki çoğu hanehalkının temel gıdası olan mısır, zararlı, hastalık ve yabani ot kontrolü için 40 farklı aktif maddeye dayanıyor ve pestisit hacminin %83'ü HHPs olarak kategorize ediliyor.

2020'de Ulusal Meclis Sağlık Komitesi, tarımsal kimyasallara artan maruz kalma nedeniyle ortaya çıkan karmaşık sorunları vurgulamıştı.

Halka açık bir dilekçeye yanıt olarak hazırlanan Komite'nin raporu, pestisitlerin ve yanlış kullanımlarının ciddi halk sağlığı endişeleri ve çevresel sonuçları hakkında siyasi bir açıklama niteliğindeydi.

Bu, birçok ülkenin kullanımdan çok sonra bile risk oluşturan modası geçmiş veya yüksek derecede tehlikeli pestisit stoklarına sahip olduğu Afrika'da önemli bir konudur.

Pestisit Kullanımının Maliyetleri ve Alternatifler

Pestisitlere bağımlı olmanın maliyetleri, çiftçilerin kimyasallar için yaptığı doğrudan harcamaların ötesine geçiyor.

Uzun süreli pestisit maruziyeti, bir dizi sağlık endişesiyle ilişkilendirilmiştir. Karayipler'de, uzun süreli pestisit maruziyetinin katkıda bulunan bir faktör olarak belirlenmesiyle yüksek prostat kanseri ve multipl miyelom oranları bildirilmiştir.

Çevresel maliyetler de önemli. Yabani ot ilaçları nehirleri ve kıyı sularını kirleterek balıklara zarar verebilir ve mercan resifleri gibi hassas ekosistemlere zarar verebilir. Atılmış pestisit kapları da çiftlik hayvanları ve yaban hayatı için risk oluşturuyor.

Bazı pestisitlerin kalıcılığı, zorluğun boyutunu ortaya koyuyor. Guadeloupe ve Martinique'de, kullanımı yasaklandıktan on yıllar sonra bile klorodokon insektisitinden kaynaklanan kirlilik devam ediyor.

HHPs kullanımını azaltmak için rapor, biyolojik kontrol, ürün rotasyonu ve sentetik pestisitlere bağımlılığın azaltılması gibi entegre zararlı yönetimi stratejilerinin uygulanmasını tavsiye ediyor.

Ayrıca, sürdürülebilir tarım uygulamaları, zararlı ve hastalık yönetimi hakkında bilinçli kararları desteklemek için bilgi ve erişimini teşvik edin.

Son olarak, yüksek derecede toksik pestisitlere alternatif olarak biyopestisitler ve biyolojik kontrol yöntemleri geliştirmek ve tanıtmak için araştırma çabalarını destekleyin.

Afrika alaka puanı: 6/10