Ruanda'da Yükseköğretim Düzenlemesinde Diyaloğa Dayalı Yeni Yaklaşım

Aïcha Mahamat Issa3 dk okuma
Kaynak: The New Times
Ruanda'da Yükseköğretim Düzenlemesinde Diyaloğa Dayalı Yeni Yaklaşım
Ruanda'da Yükseköğretim Düzenlemesinde Diyaloğa Dayalı Yeni Yaklaşım

Yükseköğretim Kurumu (YÖK) Düzenleme Yaklaşımını Yeniden Düşünüyor

Yükseköğretim Kurumu (YÖK), üniversite düzenlemesi konusunda geleneksel "havuç ve sopa" modelinden uzaklaşarak daha diyalog odaklı, katılımcı ve aşağıdan yukarıya bir yaklaşıma geçiyor. Bu değişimle birlikte YÖK, denetleyici rolünden çok, üniversitelerin yasal çerçevede faaliyet göstermelerini ve uluslararası en iyi uygulamalarla uyum sağlamalarını kolaylaştıran bir konumda bulunuyor.

Bu yeni yaklaşım, neoliberal ekonomide düzenlemenin kısıtlama anlamına gelmemesi gerektiği fikrini destekliyor. Düzenleme, kurumları polis gibi gözetlemek, hata bulmak veya özel yatırımları gereksiz yere sınırlamak yerine, kurumların yenilik yapmalarını teşvik eden, aynı zamanda ulusal standartlara ve uluslararası ölçütlere hesap verebilir olmalarını sağlayan bir ortam yaratmalıdır.

YÖK'ün Diyalog Odaklı Yaklaşımı Nasıl Başarılı Olabilir?

YÖK'ün bu diyalog odaklı yaklaşımının başarılı olması için Ruanda'nın, küresel olarak rekabetçi bilgi ekonomileri inşa etmiş ülkelerden ders çıkarması gerekiyor. Amerika Birleşik Devletleri ve bazı Avrupa ülkeleri bu konuda önemli örnekler sunuyor. Bu ülkelerde düzenleyiciler, eğitim sektörü genelinde şeffaf ve anlaşılır geniş performans standartları belirliyor. Üniversiteler ise bu standartlar dahilinde kendi kurumsal karakterlerini, tarihsel kimliklerini ve akademik nişlerini belirleme konusunda yeterli özerkliğe sahip oluyor. Düzenleyicinin rolü, her operasyonel detayı belirlemek yerine, belirlenen standartlara uyumu sağlamaktır. Diyalog, istişare ve fikir birliği, kaliteyi artırmanın temel araçları haline geliyor.

Amerika'daki Ivy League üniversiteleri ile küçük kolejler misyon, büyüklük ve kaynaklar açısından farklılık gösterse de, aynı geniş düzenleyici ilkeler çerçevesinde faaliyet gösterirken farklı kurumsal kimliklerini koruyorlar. Bu çeşitlilik, kaliteye bir tehdit olarak değil, gücün bir parçası olarak görülüyor.

Ruanda'nın Yükseköğretim Hedefleri ve Düzenlemenin Rolü

Ruanda'nın düzenleyici çerçevesi, ürettiği denetim bulgularının sayısıyla değil, üniversitelerinin yetiştirdiği mezunların kalitesiyle değerlendirilmelidir. Ruanda'nın Vizyon 2050'deki hedefi, inovasyon, üretkenlik ve rekabetçilikle yönlendirilen bilgi tabanlı bir ekonomi inşa etmektir. Bu nedenle üniversite denetim raporları, kurumların bu vizyonu gerçekleştirmek için gereken yüksek vasıflı iş gücünü üretmeye nasıl katkıda bulunduğunu giderek daha fazla göstermelidir.

Pratik örnekler de dikkate değer. Birçok Afrika ülkesi gibi Ruanda da önemli bir doktoralı akademik personel sıkıntısı yaşıyor. Hem devlet hem de vakıf üniversiteleri bu zorlukla mücadele ediyor. Ancak düzenleyici dikkat, özellikle beşeri bilimler gibi alanlarda, nitelikli akademik personel, araştırma kapasitesi ve kaliteli öğretim ortamlarının program onayının ön koşulu olarak fiziksel altyapıya orantısız bir şekilde odaklanmış görünüyor. Bu alanlarda bu unsurlar, eğitim mükemmelliğinin daha temel göstergeleridir.

Akademik rekabetçilik sorusu da eşit derecede önemlidir. Ruanda'nın yükseköğretim sisteminde yetişen mezunlar ve profesörler, bölgedeki ve ötesindeki önde gelen üniversitelerde rahatlıkla rekabet edebilir mi? Ruanda'da eğitim almış bir profesör, sadece akademik liyakate dayanarak Kenya, Güney Afrika veya Avrupa'da benzer bir akademik pozisyon bulabilir mi? Bunlar rahatsız edici ama gerekli sorulardır.

Uyumluluk Yerine Kalite Odaklı Düzenleme

Standartlar mevcuttur. Zorluk, düzenlemenin sadece prosedürel gerekliliklere uymaktan ziyade, kurumların bu standartlara ulaşmalarına gerçekten yardımcı olmasını sağlamaktır. Düzenleme bu nedenle sürekli yansımaya tabi tutulmalıdır. Uyumluluk asla kendi başına bir amaç olmamalıdır; kalitenin elde edilmesinde bir araç olarak kalmalıdır. Aşırı katılık yeniliği caydırır. Kurumsal yaratıcılığı sınırlar, küresel en iyi uygulamaların benimsenmesini yavaşlatır ve özel üniversitelerin ulusal kalkınmaya yapabileceği katkıyı istemeden kısıtlar. Modern bir düzenleyici, kurumsal korkudan ziyade sürekli iyileşmeyi teşvik etmelidir.

YÖK'ün diyaloğa doğru kayması bu nedenle hem zamanında hem de övgüye değerdir. Bir sonraki adım, bu felsefenin tüm düzenleyici çerçeveye nüfuz etmesini sağlamaktır, böylece sadece uyumluluk değil, kalite, rekabetçilik ve inovasyon başarıyı tanımlayan ölçütler haline gelir. Ruanda'nın yükseköğretim sistemi ve Vizyon 2050 hedefleri bundan daha azını hak etmiyor.

Afrika alaka puanı: 6/10