ABD'nin Afrika'dan Çekilmesi Çin'e Yaradı: Tanzanya ve Güney Afrika Örnekleri

2 dk okuma
Kaynak: The Africa Report
Güney Afrika Devlet Başkanı Ramaphosa ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping G20 Zirvesi'nde.
Güney Afrika Devlet Başkanı Ramaphosa ve Çin Devlet Başkanı Xi Jinping G20 Zirvesi'nde.

ABD'nin "Önce Amerika" politikası, kıtadaki liderlerin ABD'yi güvenilmez bir ortak olarak görmesine neden olurken, Çin Afrika ülkeleriyle ilişkilerini güçlendiriyor. Tanzanya ve Güney Afrika gibi ülkeler, ABD'nin yaptırımlarına karşılık Çin'den gümrük muafiyetleri ve yatırımlar alarak ekonomik büyümelerini sürdürüyor. Çin, Afrika'yı emir verilecek devletler yerine ortak olarak görerek yumuşak ve sert gücünü artırıyor. Amerikan sermayesi ve uzmanlığının hala değerli olduğu ancak ABD'nin diplomatik kanalları kullanarak ilişkilerini geliştirmesi gerektiği vurgulanıyor.

Pekin Gümrük Vergisi Muafiyetleri Sağlarken Washington Yaptırımları Değerlendiriyor

ABD Başkanı Donald Trump'ın "Önce Amerika" politikası, insani yardımları azaltması, büyükelçileri geri çekmesi ve Afrika uluslarına hakaret etmesiyle kıtada diplomatik bir geri çekilmeye yol açtı. Nijerya'daki askeri müdahaleler gibi adımlar, ABD'nin istikrarlı bir ortak olarak itibarını zedeledi. Bu durum, Çin'in Afrika'daki etkisini artırması için fırsat yarattı.

Tanzanya, bu dengeli yaklaşımın iyi bir örneği. Samia Suluhu Hassan yönetimi altında ABD, Çin, AB, İngiltere ve Rusya'dan yatırım çekerek ekonomik büyümeyi destekliyor. Tanzanya ekonomisi yılda %6 oranında büyürken, sıvılaştırılmış doğal gaz, altın, tarım, limanlar ve demiryolu altyapısı gibi sektörlere milyarlarca dolarlık yabancı sermaye akıyor.

ABD Senatosu, Tanzanya ile ilişkileri gözden geçirirken, Çin ortaklığına daha fazla yatırım yapıyor. Pekin, uygun Tanzanya ihracat ürünlerine %98 sıfır gümrük vergisi muafiyeti sağlayarak 2025'te yıllık ticareti 11 milyar doların üzerine çıkardı. Çinli firmalar ayrıca Standart Hat Demiryolu, Dar limanının genişletilmesi ve Julius Nyerere Hidroelektrik Santrali gibi projelerde yer alıyor.

Tanzanya, Çin'in borç tuzağı diplomasisinden kaçınarak GSYİH'ya oranı %48,7 ile mütevazı bir seviyede kalmayı başardı. ONE Data'ya göre, Çin Sahra altı Afrika'nın toplam dış borcunun yaklaşık %9 ila %12'sine sahipken, Tanzanya'nın Pekin'e borcu toplam dış borcun %7'sinden az.

Gelişmekte Olan Ülkeler Ortak Olarak Kabul Ediliyor

Afrika ülkeleri, Çin'in taktiklerine düşmeden yatırımlarından faydalanabilir. ABD ve müttefikleri, popülist yaklaşımlar yerine etkileşimi sürdürerek Afrika hükümetlerinin elini güçlendirebilir.

Güney Afrika, bu durumun bir başka örneği. ABD-Güney Afrika ilişkileri, Trump yönetiminin Pretoria'yı Uluslararası Adalet Divanı'ndaki (ICJ) davası ve Çin ile Rusya ile olan ilişkileri nedeniyle sansürlemeye çalışmasıyla çöktü. Güney Afrika'nın ABD'ye ihracatı, özellikle otomotiv sektörü başta olmak üzere iç endüstrileri baltalayan %30'luk bir gümrük vergisiyle karşı karşıya.

Ancak Güney Afrika, özellikle Çin ile giderek daha yakın bağlar sayesinde bu ekonomik fırtınayı atlatabilir. Çin, Güney Afrika'nın açık ara en büyük ticaret ortağıdır ve bu ilişki yılda 50 milyar doların üzerinde bir değere sahiptir. Paylaşılan Refah için Ekonomik Ortaklık Çerçeve Anlaşması kapsamında, uygun Güney Afrika ihracat ürünleri Çin'e %100 gümrük vergisiz pazar erişimine sahip. Çinli oyuncular, ülkenin limanlarının, demiryolu ağlarının ve dijital altyapısının modernizasyonunda da rol oynuyor.

Çin'in gelişmekte olan ülkeleri emir verilecek kusurlu devletler olarak değil, temel ortaklar olarak görmesi, Pekin'in Afrika'daki gücünü artırıyor.

Amerikan Sermayesi ve Uzmanlığının Değeri Var

Amerikan özel sektörü Afrika'da hala üretken. Tanzanya'da Lifezone Metals, Kabanga Nikel Projesi'nde %84'lük bir hisseye sahip. ABD varlık yöneticileri ve özel sermaye firmaları, Güney Afrika'daki yenilenebilir enerji projelerine büyük yatırımlar yaptı.

Amerikan sermayesi ve uzmanlığı her zaman bir çekim gücü olacaktır. Trump yönetimi, diplomatik anlaşmazlıkları diplomatik kanallarla çözmeli ve ilerlemeyi kolaylaştırmalıdır. Devlet davranışını değiştirmek için sert ekonomik yaptırımlar kullanmak kendi kendini baltalayan bir eylem olmuştur. Amerikan ulusal çıkarını sürdürmek, karmaşık bölgelerde kurnaz diplomasiye bağlıdır.

Eğer hiçbir şey değişmezse, Çin Afrika'daki kazanımlarını genişletmeye devam edecek. Bu başarı, Pekin'in sabırlı politikaları ve proaktif ekonomik stratejisine dayanıyor. ABD'nin pragmatik bir yola geri dönmesi için Afrika'nın yıllarca beklemesi gerekebilir.

Afrika alaka puanı: 7/10