Kenya'da Kırsal Manzarayı Değiştiren Kentli Çiftçiler: Yeni Bir Tarım Modeli mi?

Mwangi Chege2 dk okuma
Kaynak: The Conversation
Tarlanda çalışan adam ve kadın
Tarlanda çalışan adam ve kadın

Kenya'da kentlerde yaşayan ve çalışan kişilerin kırsal tarım arazileri üzerindeki kontrolü son yirmi yılda ülkenin toplam tarım arazisinin neredeyse üçte birine ulaştı. Bu eğilim Gana, Malavi, Tanzanya ve Zambiya gibi ülkelerde de gözlemleniyor. Kent sakinleri, tarım arazilerini cazip bir yatırım aracı olarak görüyor ve artan gıda fiyatları, serbestleşen tarım piyasaları ve hızla kentleşen bölgelerdeki gıda talebinin yükselmesiyle tarımı potansiyel olarak kazançlı bir alan olarak değerlendiriyor. Bu durum, kırsal alanların tarımsal profillerini ve yerel halkın geçim kaynaklarını etkiliyor.

Kentten Uzak Tarım Yapanlar (Translokal Çiftçiler)

Kenya'da kentten uzaktan tarım yapan kişilere "telefon çiftçisi", "hafta sonu çiftçisi" veya "evrak çantası çiftçisi" gibi isimler veriliyor. Araştırmada bu kişiler için "translokal çiftçiler" terimi kullanılıyor. Bu çiftçiler, kırsal ve kentsel alanlar arasında bir köprü kuruyor. Araştırmada, Nakuru ve Narok bölgelerinde 50 translokal çiftçi, çiftlik yöneticileri ve il tarım yetkilileriyle görüşmeler yapıldı. Bu bölgeler, Kenya'nın toplam tarımsal üretiminin yaklaşık %9'unu karşılıyor ve Nairobi ile Nakuru şehirlerine yakınlıkları nedeniyle kent sakinleri için cazip.

Finansal Getirilere Odaklanma

Translokal çiftçiler, daha az ilgi gerektiren ve iyi finansal getiri vaat eden ürünleri tercih ediyor. Avokado gibi ağaç ürünleri veya yem olarak kullanılabilecek çayır otu çeşitleri bu tercihler arasında yer alıyor. Sebze ve tahıl gibi ürünler daha düzenli bakım, ilaçlama ve gübreleme gerektirirken, ağaç ürünleri ve çayır otları genellikle sadece dikim ve hasat dönemlerinde yoğun ilgi istiyor. Bu durum, işçilik, girdi maliyetleri ve denetim süresi açısından daha az maliyetli oluyor. Sebzeler daha kısa büyüme döngülerine sahip olsa da, hızlı bozulmaları ve düzenli alıcı bulma zorunluluğu nedeniyle risk taşıyor.

Bu eğilim, Tanzanya ve Uganda gibi ülkelerde de gözlemleniyor. Kent sakinlerinin kırsal tarım arazileri üzerindeki kontrolünün artmasıyla birlikte, bu tür ürün tercihleri kırsal alanların tarımsal yapısını şekillendiriyor.

Translokal Çiftçiler ve Toprak Bozunumu

Translokal çiftçilerin arazilerinden uzakta olmaları, toprak koruma ve arazi bozunumu konusunda olumsuz etkilere yol açabiliyor. Tarım yetkilileri, translokal çiftçilerin arazi ve toprak koruma projelerine katılımın gerektiği durumlarda sıklıkla ulaşılamadığını belirtiyor. Özellikle Narok'ta, çiftçilerin arazi kiralama yoluyla tarım yapması ve kiralama süresi sonunda veya başarısızlık durumunda bölgeden ayrılması, il tarım yetkililerinin kimin nerede tarım yaptığını bilmesini zorlaştırıyor.

Bu durum, translokal çiftçiler üzerinde araziden elde edilen geliri en üst düzeye çıkarma baskısı yaratıyor. Bazen traktör yakıtından tasarruf etmek için eğim boyunca sürme veya araziyi ekime uygun hale getiren teraslama ve örtü bitkisi gibi toprak koruma önlemlerini ihmal etme gibi araziyi bozabilecek yöntemler kullanılabiliyor. Bu önlemler, ekim alanını azaltabileceği için çiftçiler tarafından tercih edilmeyebiliyor.

Tarım politikaları genellikle çiftçilerin tarım yaptıkları yerde yaşadığı varsayımına dayanıyor. Ancak bu araştırma, kentte yaşayanların kırsal tarım arazileri üzerindeki artan kontrolünün Kenya hükümeti tarafından daha fazla dikkat gerektirdiğini gösteriyor. Ulusal düzeyde politika yapıcıların, değişen tarımsal profillerin gıda güvenliği ve kırsal geçim kaynakları üzerindeki etkilerini anlaması gerekiyor. Yerel yönetim yetkililerinin ise kendi bölgelerinde tarım yapanlarla, nerede yaşadıklarına bakılmaksızın daha fazla etkileşim kurması önem taşıyor.

Afrika alaka puanı: 6/10